banner54

İki örnekle tarımın vahim tablosu

İki örnekle tarımın vahim tablosu

Murat Çabas

Murat Çabas mcabas@yenimesaj.com.tr
20 Haziran 2019, 14:41
 
Anlatacağım iki örneği haberlerde rastlamışsınızdır ama tarım politikasındaki yanlışları göstermesi açısından bu örnekleri altını çizerek sizlere bir daha aktaracağım.


Yer Bursa'ya bağlı Yenişehir ilçesi…


Çiftçimizin adı Hüseyin Kaya…


Çiftçi Kaya, 80 dönümde ekili olan verimli 3 bin 800 adet şeftali ağacını kökünden kesti.


Çiftçimiz yıllardır gözü gibi baktığı ağaçlarını neden kesmek zorunda kaldı?


Kendi ifadesiyle, ilaç, gübre, sigorta zamlarına karşı çaresiz kaldı, maliyetler çok arttı, üstesinden gelemedi, devletten yeterli desteği bulamadı, ürününü karlı satamadı, ürün çürüdü.


Çiftçi Kaya ağaç başına 30 TL, dönüm başına da 1250 TL sigorta parası alınmasından yakınıyor. 


Ayrıca mal çok olunca ürününü 70 kuruştan, mal az olunca, don yapınca da ancak 1,5 TL'den satabildiklerini bununla da maliyetlerini karşılayamadıklarını belirtiyor.


Artık şeftali yetiştirmek istemediğini, bundan sonra sebze yetiştirmek istediğini söylüyor.


Ama şu var ki, sebze yetiştiricilerinin yaşadıkları dertler de farklı değil…


Çiftçi Kaya çok daha büyük bir tehlikenin altını çiziyor: "Çiftçi çok zarar ediyor arkadan gelen yeni nesil çiftçilik yapmak istemiyor.


Böyle giderse 10 yıl içinde çiftçi kalmaz."


* * *


İkinci örneğimiz, Antalya'nın Serik ilçesinden… 


Çiftçimizin adı Seyhan Demir…


Çiftçi Demir, 100 dönüm arazide 200 bin TL masraf ederek 500 ton karpuz elde etti.


Fidan maliyetinin bir kısmını banka kredisiyle, bir kısmını da borçla karşıladı.


Evlilik hayali vardı, ürününü satıp düğün yapmayı planlıyordu. Ama bütün hayalleri suya düştü.


Kilogramını 50 kuruşa mal ettiği karpuzunu hasat etmeden önce Antalya Toptancı Hali'ndeki komisyonculara gitti. Kendisine 35 TL fiyat verilince büyük bir şok yaşadı.


Borçla harçla alın teri dökerek bir üretim yapıyorsunuz ama sonuç kilogram başı 15 kuruş zarar… Çiftçi Demir bunun üzerine ürününü toplayamadı, tarlada bıraktı ve şu cümleleri ifade etti: 


"Borçlarımı ödeyemiyorum bir daha ekme şansım kalmadı."


* * *


İşte size iki ibretlik örnek…


Tarımın durumu bu…


Çiftçi üretim aşamasında yüksek maliyetlere maruz kalıyor, buna karşın ürün hasadına sıra geldiğinde ürününe zararına fiyat veriliyor.


Çiftçi dönemiyor, maliyetlerini karşılayamıyor, aldığı borçları ödeyemiyor.


Örneklerde de görüldüğü gibi son kurşununu da attığı için ağaçlarını kesiyor, ürününü tarlada bırakıyor ve işin en kötüsü de üretimden vazgeçiyor.


Çiftçilerimiz, "bu gidişle 10 yıl içinde çiftçi kalmayacak" diyor.


Sizlerin çok verimli tarlalarınız olabilir, iklim şartları üretim için çok uygun olabilir ama uygulanan yanlış ekonomik politikalar sebebiyle üretim yapacak çiftçiniz kalmazsa bunlar ne işe yarayacak?


Şimdi Somali gibi, tüm Ortadoğu'nun et ihtiyacını karşılayan bir devletin, yardımlara muhtaç hale nasıl geldiğini anlayabiliyor musunuz?


Sorun üretim yapacak ortamının olmaması değil, hepsi fazlasıyla var, bir üretim poltikasının olmaması… Bir zamanlar tarımda kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydik, bugün tarımda iflası yaşıyoruz.


Nasıl bir ekonomi ve tarım politikası ki, tarlada 70 kuruşa satıldığı için çiftçileri şeftali yetiştirmekten vazgeçirip ağaç kestiriyor, ama aynı ürün bizim soframıza en az 6-7 TL'den geliyor.


Yine nasıl bir tarım politikası ki, karpuz tarladan 35 kuruşa alınarak çiftçi iflas ettiriliyor, ama aynı karpuz soframıza kilosu 5 TL'den geliyor.


Mevcut kapitalist tarım politikaları dikkat ederseniz üreticisiyle, tüketicisiyle herkesi vuruyor.


Peki çözüm var mı? Elbette var.


Hem çiftçinin ürününü karlı satabileceği, hem de bu ürünlerin vatandaşların sofrasına sağlıklı ve ucuz bir şekilde geleceği mükemmel bir çözüm var: 


Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli…


Çiftçi tohumunu tarlaya ekmeden yüzde 50 avans alacak, ürününe devlet alım garantisi verilecek, ürün fiyatlarını çiftçilerin oluşturduğu kooperatifler belirleyecek, çiftçinin ürünü, tarlası ve kendisi bedelsiz bir şekilde devlet tarafından sigortalanacak ve daha niceleri…


Bugün BRICS devletleri Sayın Baş'ın Modeliyle tarımlarını her geçen gün daha da güçlendirirken, çiftçilerinin yüzü gülerken, biz Türk milletinin yaşadığı bu tablo gerçekten üzücü…


Ama emaneti işi bilenlere değil, bizi bu noktaya getirenlere verenler de uzaylılar değil, biziz. Bugün bu yanlış tarım politikalarını hayata geçirenler bizim seçtiklerimiz…


Prof. Dr. Baş'a ve Milli Ekonomi Modeli'ne evet deseydik, bugün köylü gerçekten milletin efendisi olacaktı. Ayıkmak dileğiyle…

yenimesaj.com.tr den alıntıdır

Yorum Gönder

@name x